Güldeste

30/6/2009 - Geçmişi Sorgulamak...

        Yazmayalı ne de çok zaman geçmiş.Ne yazmalı ya da nerden başlamalı bilemiyorum ki…

 

        Kimi zaman keyiflendim,eğlendim ama o içimdeki garip sızı hiç eksik olmadı hayatımda.Bazen fazla değer verdiğim için birilerine eksilsem bile,bu huyumdan hiç vazgeçemedim.

Aldığım kadar vermeliymişim,bilemedim…

 

        Bir ara yalnızlıkla sıkı bir dostluk kurdum aramda.

Kendimi adeta hapsettim.Okuldan gelir gelmez perdeleri

sıkı sıkıya kapatıyor,telefonları açmıyor ve kimseyle

görüşmüyordum.Sadece çocuklarla geçen zamanım en mutlu anlarım oluyordu.Arkadaşlarım bana onlarla olmadığım için kırılıyor buna bir anlam veremiyorlardı. Çünkü ben ruh halimi en yakınıma bile anlatmaktan hep çekindim .Zayıf olduğum halde bunu başkalarının da bilmesi nedense beni küçültür zannettim...

 

        Geçmişi sorgulamaya başladım.Hatalarım,günahlarım ve asla geri gelmeyecek yıllarım bırakmıyordu peşimi.

         Kendimi ne kadar aciz ve kötü hissediyordum.Hayat anlamsız,yorucu ve tek kişilik bir oyundu sanki….”Keşke”lerle boğulmaktaydım…
Tadı yoktu,zevki yoktu hiçbir şeyin. Kendi seçimimdi bu ve ben bunun aslında benim en büyük düşmanım olduğunu uzun zaman sonra çözebildim….

 

        Önce sorgulamaktan vazgeçtim yanlışlarımı.Hatalar bizim içindi ve hiçbiri benim hayatımdan daha önemli
değildi.
Acısı ve tatlısıyla yaşayamazsam ne anlamı kalabilirdi…Ve ben önemliydim birileri için hatta kendim
için.Sorumluluklarım vardı…Kendimle barışıp hayata dönmeliydim…


          Evet,Bihter gitti Ankara’ya ve oldukça ağır geldi tabi bana.Ama o iyi oldukça ve alıştıkça yeni hayatına ben de bir düzen tutturdum kendime sonunda…

 

Şimdi mi? Fena değilim…Hatta daha da iyi olacağımdan hiç ümidimi kesmedim….



       

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/6/2009 - BAZEN...

Bazen hafızalardan silinip gitmek istedim.

Nedensiz kaçmak istedim belki de…

Yanlış anlaşıldığımı düşünüp üzüldüm bazen de…

Çocuk oldum çoğu zaman;küstüm,gücendim…

Sendeledim,öfkelendim,kopmak istedim…

Yapacak ya da yazacak şeyim kalmadı bazen…

 

Geldim…

Uzunca bir ayrılıktan sonra buradayım işte.
Çekip gitmek kolaydı belki.Kırılmak ya da zordan
kaçmak çocukçaydı.Üzüntülerimi,
sıkıntılarımı
bezen sevinçlerimi burada benimle yaşayan
arkadaşlarıma hiç hesap vermeden çekip gitmek
bana yakıştı  mı bilemem ama geldim….

 

Gelmek kolay değildi elbet.Baktım da epey zaman olmuş görüşmeyeli.Şimdi eski dostlar beni tekrar kabul eder mi?Benimle hüzünlenip yine benimle güler mi?

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2008 - YOLCULUK...

Kategori: DENEME

       

        Herkesin hayatında unutamadığı pek çok hatıra vardır.

        Yaşadığımız an içinde kimisi  fazlaca canımızı yaksa bile,zaman çoğu yaranın tedavisinde ilaç olmuştur…Kiminin izleri de yaşam boyu sürer...Bazı güzellikleri hatırlarken bu kadar süratle geçip gitmesine hayıflanırız.

       

        Yaş ilerledikçe insan hatıralarına daha mı çok bağlanıyor ne? Hayat keşke ve iyikilerle geçip gidivermiştir avucumuzdan…Ben de yalnız kaldığım anlarda, geçmişe doğru bir gezinti yaparım zaman zaman….Geri dönmek mümkün değil diye düşünemem…Ağırlıklı olarak pişmanlıklarım gelir aklıma nedense.Kırdıklarım,üzdüklerim…Ya da üzülmeme sebep olanlardan aldığım hayat dersiyle,yaşantımın bundan sonrasında hatalarım azalabilir mi? Daha bir hoşgörüyle bakabilir miyim hayata?

 

        İlk aşkım nerelerde şimdi kimbilir?Onu gülümseyerek hatırlayabiliyorum…Beni sigaraya alıştıran komşu kızı,sen

nerdesin?Bu konuda seni hiç suçlamadım.Ama annem hep

”O seni alıştırdı” dediği için adın bende böyle kaldı…Küçükken bisikletiyle bana çarpıp kaçan adam,sana hâlâ kızgınım.Çenemin

altında,boynuma doğru bıraktığın iz hiç geçmedi.İlk öğretmenlik yıllarımda okuttuğum,hayatın sıkıntılarını çocuk yaşta çeken biricik yavrum Ayşe…Öldüğünü duyduğumda içimin nasıl yandığını bilemezsin.Gittiğin yerde dilerim buradakinden çok daha mutlu olursun…

 

        Anlaşıldı;Bugün karamsar bir günümdeyim…

        En iyi arkadaşım,dostum Elif;tayin oldu gitti…Artık sadece telefonla gideriyoruz özlemimizi….

        Şiir gecesi düzenlemeye karar verip,rahatsızlığı yüzünden bunu ertelediğimiz arkadaşım emekli oldu.Ama biz hâlâ o geceyi yapmaya dair ümidimizi hiç eksiltmedik…”Sen,canım,kanım,

elim,ayağım,yarımsın ” diyecek Nihal’in gözlerine bakarak elbette…

                Bihter’im yeni bir şehirde,bensiz gelecek mücadelesinde…O ben artık büyüdüm dese de,anne olmak duygusu onu hâlâ içimde büyütmemekte….

 

        Ve ben bu akşam;bir kez daha yolculuk ettim geçmişe….

 

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/10/2008 - HASRET...

Kategori: ANI


 

        İçli köfteyi özledim demişti en son konuşmamızda.
Gelmesine bir saatten biraz fazla zaman var.Yemek konusunda çok da maharetli değilim aslında.Hatta pek de sevmem mutfak işlerini.Ama Bihter’im ister de nasıl yapmam?

 

        Her şey hazır.On dakika sonra burada olacak.
İnanmıyorum,kapı çalıyor…Geldi…Otobüs erken getirdi yavrumu bana…

 

        Kucaklıyorum sımsıkı…Güzel yanaklarını öpmeye doyamıyorum.Biraz zayıflamışsın diyorum.Evet,diyor…Dersler sıkı da.

 

        Yemekteyiz… Susmamacasına anlatıyor.

 

        Dayım ve eşi diyor…İnanılmaz insanlar.Onları anlatıyor.
Çok fazla insan canlısı ikisi de.Geldiğinde mutlaka sen de tanımalısın onları.
Kızılay’da yedikleri yemekten sonra üçünün kolkola gezdiklerini ve nasıl keyifli zaman geçirdiğini anlatıyor…

 

        Bloğumu ilk açtığım zamanlarda benimle dalga geçen Bihter,benim blog dostlarımla benden önce “kanki” olmuş….

 

        Birkaç gün önce telefondaki mutsuz tavrından sonra kızımı böyle heyecanlı ve keyifli görmek beni nasıl da sevindirdi.

 

        Klinikleri gezmiştik,bu işi yapamazsam diye panikledim biraz diyor…Ama geçti,şimdi iyiyim…

 

        Diyorum ki;her hafta gelsen,iki saatlik yok nasılsa.
Yorgunluk oluyormuş ve oda arkadaşı İzmirliymiş.O ayda bir zor giderken,ben nasıl onu bırakayım diyor…Çaresiz razı oluyorum..

 

        Dört gün kaldı yanımda…Gittiği gece onun odasında ve yatağında yatıyorum her gidişinde yaptığım gibi.Yavrumun kokusunu hissederek uyuyorum…

 

        Bu akşam yurttan arıyorlar.Nerdeyse bayılacağım.

 

        -Yok yok diyor müdüre hanım…Korkmayın,Bihter yanımda…Sadece izin kağıdına istediği saatte yurda giriş ve çıkış  yapabilir ibaresini işaretlemişsiniz.Bunu teyit etmek için aramıştık…

 

        -Elbette,diyorum…Ben yavruma gözüm kapalı güvenirim…

 

        Verdiğin kadar alırsın.Önce çocuğuna güveneceksin ki hata yapmasın.Anne olduğun kadar dostu da sırdaşı da olmalısın…

 

        Bu aralar kızıma hasret ama gurur dolu yaşıyorum….

Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/9/2008 - Mutluluk ve Hüzün...

Kategori: ANI

    



        Sınıftayım…Her şey tamam.Çocuklarımın ders kitaplarını poşetlerine yerleştirdim.Her yıl yaptığım gibi sıralarının üstüne koydum önce.Sonra aniden vazgeçtim bundan.Her birinin kapaklı birer dolabı var.Tüm poşetleri dolaplara sakladım.Sıralarının üstünde kitaplarını göremeyince nasıl bir tepki vereceklerini merak ettim sanırım.

 

        Temizlik görevlileri sınıfı temizlemiş olsalar da ben tekrar dolapların,panoların tozunu aldım.Sonra tahtaya çocuklarım için bir not yazdım.Aslında not değildi sanırım.Bu kez özlem büyük olduğu için duygularımı birkaç kelime ile sınırlayamadım.Geçtim kapının önüne,seyrettim.Ne kadar boş ve anlamsızdı onlar olmadan.Ama sadece iki gün sonra kavuşacaktım ...

 

        Aşağı kata indim. O sırada Bihter kapıda belirdi.Rutin tahlillerini yaptırmış ve sonuçları almıştı.Sağlığı şükür çok iyiydi.Oradaki arkadaşlar ona takıldılar.”Hepimiz yaşlanıyoruz, beş yıl sonra ağzımızda diş kalmayacak,sana ihtiyacımız var…” gibi şakalar yapıp onu kutladılar…

 

        Kızımla yemeğe çıktık.Zaten birlikte son günlerimiz.Bir hafta sonra Ankaralı olacak.Gururla karışık hüzünleri de yaşıyorum içimde.Onunla ilk ayrılışımız bu.Hep dua ediyorum.”Kızım mutlu,sağlıklı olsun da varsın ayrı olalım”diye…

 

        Bu gece bir yandan miniklerime kavuşacağım günün sevinciyle,bir yandan da Bihter’imin gidişinin hüznüyle doluyum….

 

Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Ney ve gitar dinletisi - 01